Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, "SİHA’lardan millî gemilere, hava savunmadan elektronik harp sistemlerine kadar modern teknolojik kabiliyetlerimizle birleştiğinde ordumuz, dünyanın önde gelen güçlerinden biri olma vasfını açıkça ortaya koymaktadır" dedi.
Bir üst rütbeye terfi eden personel için Millî Savunma Bakanlığında, Bakan Yaşar Güler’in katılımıyla tören düzenlendi. Atatürk Kültür Sitesi’ndeki törene Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ziya Cemal Kadıoğlu, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Metin Tokel, Bakan Yardımcıları Şuay Alpay, Alpaslan Kavaklıoğlu, Bilal Durdalı ve Musa Heybet ile Bakanlıkta görevli sivil ve askerî personel de katıldı.
"Yeni rütbelerinin kendilerine, ailelerine ve Türk Silahlı Kuvvetlerimize hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum."
Rütbe alan personele yeni rütbelerinin hayırlı olmasını dileyen Bakan Güler, "Bugün bir üst rütbeye terfi eden kıymetli silah ve mesai arkadaşlarımın rütbe takma törenini icra ederken, aynı zamanda Millî Mücadele’mizin son merhalesi olan büyük zaferimizin 103’üncü yıl dönümü ile Türk Silahlı Kuvvetleri Günü’nü kutlamanın haklı gurur ve sevinci yaşıyoruz. Tarihî zaferlerimizi tarifsiz bir övünçle anarken, bir üst rütbeye terfi eden arkadaşlarımı da en içten dileklerimle kutluyorum. Yeni rütbelerinin kendilerine, ailelerine ve Türk Silahlı Kuvvetlerimize hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum. Geçmişten bugüne ulaşan toplumlar hafızalarını koruyabildikleri, tarihlerine vakıf olup ondan ilham alabildikleri ölçüde geleceğe güvenle ilerleyebilirler. Bu nedenle her birimizin önce kendimizi sonra da yakınlarımızdan başlamak üzere çevremizi şanlı tarihimizin gurur sayfalarıyla her daim buluşturması gerekmektedir" ifadelerine kullandı.
Tarihte ağustos ayında birçok zafere imza atıldığını hatırlatan Bakan Güler şöyle devam etti:
"Malumunuz olduğu üzere bu ayda asil milletimiz Malazgirt’ten Mercidabık’a, Mohaç’tan Başkomutanlık Meydan Muharebesi ve Büyük Taarruz’a kadar mukaddes değerleri uğruna verdiği destansı mücadelelerle tarihe damga vurmuştur. Kahraman Türk milleti ve onun bağrından çıkan gazi ve muzaffer ordumuzun büyük cesaret ve fedakârlıklar göstererek elde ettiği bu zaferleri bir kez daha gururla yâd ediyorum. Nitekim bu zaferlerin son halkası Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde elde edilen 30 Ağustos 1922’deki tarihî zaferdir. Büyük önder 30 Ağustos Zaferi’nin ardından şu veciz sözleri dile getirmiştir: ‘Her safhasıyla düşünülmüş, hazırlanmış, idare edilmiş ve zaferle sonuçlandırılmış olan bu harekât Türk ordusunun, Türk subay ve komuta heyetinin, yüksek kudret ve kahramanlığını tarihe bir kere daha geçiren muazzam bir eserdir. Bu eser, Türk milletinin hürriyet ve istiklâl düşüncesinin ölümsüz bir abidesidir.’ İşte ebedî Başkomutanımızın sözlerinde ifadesini bulan bu ruh bugün de sizlerde yaşamaktadır."
"Güçlü bir ordu, güçlü bir Türkiye demektir"
Rütbe alan personelden beklentileri dile getiren Bakan Güler, "Elbette ki rütbeler sadece bir terfiden ibaret değildir. Esasen sorumluluğun, fedakârlığın, ülkeye ve millete adanmışlığın bir sembolüdür. Sizlere tevdi edilen her yeni görev ise şahsi bir onur ve yükümlülük olmasının yanı sıra Türk milletinin sizlere duyduğu güvenin de göstergesidir. Dolayısıyla rütbe alan her bir personelimizden beklentimiz, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da yüksek bir cesaret ve azimle, engin bir feraset ve disiplin içinde çok çalışmanız ve ordumuzun etkinlik ve caydırıcılığına daha nice katkılar sunmanızdır. Çünkü biliyoruz ki güçlü bir ordu, güçlü bir Türkiye demektir" dedi.
"Ordumuz, dünyanın önde gelen güçlerinden biri olma vasfını açıkça ortaya koymaktadır"
Yaşanan yüzyılda birçok kaotik olayın gerçekleştiğini ve bu nedenle Türkiye’nin güçlü olması gerektiğini söyleyen Bakan Güler, "İçinde bulunduğumuz kaotik dönem ve artan bölgesel-küresel tehditler dikkate alındığında, caydırıcı bir orduya sahip olmak her zamankinden çok daha fazla hayatidir. Çok şükür bugün, kahraman ordumuz, sınırlarımızın güvenliğinin sağlanmasından, terörle mücadeleye Mavi ve Gök Vatan’ımızdaki hak ve menfaatlerimizin korunmasından, küresel barış ve istikrarın sağlanmasına sunduğu katkılara kadar, birçok vazifeyi yüksek bir başarıyla sürdürmektedir. Şanlı ordumuzun büyük bir gayret ve titizlikle yürüttüğü bu faaliyetler, ülkemizin etki ve ilgi alanının artmasında uluslararası müzakere masalarının ve güvenlik mimarisinin vazgeçilmez bir üyesi haline gelmesinde büyük bir etkiye sahiptir. Elbette ki böylesine geniş ölçekli görevlerin eş zamanlı olarak icra edilmesinde personel kalitesi ve teknik donanımın yeterliliği belirleyicidir. Nitekim kahraman personelimizin yetenekleri ve disiplin anlayışı SİHA’lardan millî gemilere, hava savunmadan elektronik harp sistemlerine kadar modern teknolojik kabiliyetlerimizle birleştiğinde ordumuz, dünyanın önde gelen güçlerinden biri olma vasfını açıkça ortaya koymaktadır" diye konuştu.
"Enerjimizi ve kaynaklarımızı tüketen terör belasından ülkemizi kurtarmakta kararlıyız"
Terörsüz bir Türkiye oluşturmak için çalışmaya devam edeceklerinin altını çizen Güler, "Bir asır önce bölgemizde cetvelle harita çizip Orta Doğu coğrafyasını kırk yamalı bohçaya çevirenler, bugün de aynı emellerle hareket etmektedir. Çevre coğrafyamızda yeni planlar kurulurken, Türkiye’nin bu oyunları bozacak adımları kararlılıkla atması gerekiyordu. Bizler de bu adımları Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ve devlet aklının bir gereği olarak attık, atmaya da devam edeceğiz. Bu kapsamda hayata geçirdiğimiz proaktif tedbir ve uygulamalarla artık tarihî dönemecin içerisindeyiz. 40 yıldır milletçe ezeli ve ebedi kardeşliğimize dinamit koyan, enerjimizi ve kaynaklarımızı tüketen terör belasından ülkemizi kurtarmakta kararlıyız"
Terfi eden personele yeni rütbeleri verildi
Terfi eden personele, yeni rütbeleri Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ziya Cemal Kadıoğlu, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Metin Tokel, Bakan Yardımcıları Şuay Alpay, Alpaslan Kavaklıoğlu, Bilal Durdalı ve Musa Heybet tarafından verildi.