SON DAKİKA: Kazada hayatını kaybeden Yaren, Bodrum’da anıldı Develi’de görevli orman muhafızları Sinop’ta çalıştaya katıldı Katı Atık Projesi Fizibilite Raporu onaylandı Sera OTB’de çalışmalar hız kesmeden devam ediyor Gürsu bölgesindeki trafik, yeni bağlantı köprüsüyle rahatlayacak Gençlerden anlamlı ziyaret Genç şef adayları ödüllerini aldı Sivas Belediyesi’nden 30 Mart’ta anlamlı müjde Nilüfer Belediyesi kaçak yapılarla mücadelede kararlı Akıncılar Belediye Başkanı Murat Sevinç "İlçemize değer katmış büyüklerimizin isimleri caddelerde yaşatılacak
Dolar: 44,4623 TL %0,08
Euro: 51,0021 TL %-0,47
Gram Altın: 6.434,77 TL %0,26
Antalya’ya Yörüklerin İlk Girişi - Av. Beyza Nur

Antalya’ya Yörüklerin İlk Girişi


Toroslar’ın rüzgârı serttir. Sadece çamları değil, tarihi de şekillendirir. Antalya’ya Yörüklerin ilk adımı da işte o rüzgârla birlikte atılmıştır.
Malazgirt’ten sonra Anadolu’nun kapıları Türklere açıldığında, Oğuz boylarının konargöçer kolları yavaş yavaş Akdeniz’e doğru inmeye başladı. Bu hareket sıradan bir göç değildi; bir hayat tarzının, bir inancın ve bir kültürün taşınmasıydı. Antalya’ya Yörüklerin ilk kalıcı girişi, 13. yüzyıl başlarında I. Gıyaseddin Keyhüsrev döneminde, Anadolu Selçuklu Devleti’nin bölgeyi fethetmesiyle hız kazandı.
Antalya’nın 1207 yılında Selçuklular tarafından alınması, yalnızca askeri bir başarı değildi. Fetih sonrası bölgeye Türkmen ve Yörük obaları yerleştirildi. Amaç açıktı: Hem sınırı korumak hem de toprağı yurt yapmak. Konya’dan, Beyşehir’den, Isparta hattından inen Yörükler, Toros eteklerine çadır kurdu. Kışın sahile, yazın yaylalara çıktılar. Böylece Antalya sadece bir liman şehri değil, bir Türkmen yurdu hâline geldi.
Yörüklerin gelişiyle birlikte Antalya’nın demografik yapısı değişti. Göçer hayatın disiplini, oba teşkilatı, töre düzeni ve İslamî kimlik, bölgenin ruhuna işlendi. Bugün Elmalı’da, Korkuteli’nde, Akseki’de hâlâ yaşayan yayla kültürü; o ilk obaların izini taşır. Her yayla göçü, aslında yüzyıllardır süren bir hafızanın devamıdır.
Unutulmamalıdır ki Yörükler bir istilacı değil, bir yerleştirici unsurdu. Sınır boylarında uç beyi gibi yaşadılar. Hem devlete asker verdiler hem toprağa emek. Toroslar onların siperi, Antalya onların kışlağı oldu.
Bugün Antalya turizmle anılıyor olabilir. Fakat bu toprağın asıl kimliği, çadır dumanının tüttüğü o ilk günlerde şekillendi. Antalya’nın tarihini anlamak isteyen, sadece surlara değil, yayla yollarına da bakmalıdır.
Çünkü Antalya’ya Yörükler sadece girmedi; yurt tuttu. Ve bir yurt, fetihle değil, kalışla vatan olur.

PusuHaber

Copyright © 2024 PusuHaber Medya AŞ. Tüm Hakları Saklıdır.

HABERLER

Spor
Ekonomi
Magazin
Sağlık

HABERLER

Asayiş
Çevre
Eğitim
Genel

HABERLER

Politika
Kültür & Sanat
Haberde İnsan
Teknoloji

Hakkımızda Bize Ulaşın Künye