SON DAKİKA: Endonezya’nın 81’inci Bağımsızlık Günü Ankara’da kutlandı Şırnak’ta aşiret liderleri ve kanaat önderlerinden "çerçeve yasa"ya tam destek Bodrum’daki Vanlıların tek talebi: "Direkt uçuş" Ataşehir’de 17 Ağustos deprem şehitleri anıldı: "Deprem değil, hazırlıksızlık felaket getirir" Bursa’da nefes kesen tatbikat; Türk bayrağı metrelerce yükseklikten indirildi İstanbul Boğazı "M/V New Victory" gemisinin geçişi nedeniyle çift yönlü trafiğe kapatıldı Marmaris Belediye FK Başkanı Karaosmanoğlu: "Hedef şampiyonluk gecemizi gündüzümüze katacağız" 17 Ağustos depreminin sene-i devriyesinde Arnavutköy’de yeni konutların temeli atıldı Başiskele’de gençlere yönelik afet farkındalık programı düzenlendi Gürsulu öğrenciler piknik şöleninde coştu
Dolar: 47,9262 TL %-0,01
Euro: 55,5554 TL %0,00
Gram Altın: 6.817,27 TL %0,18
Ateşin başında geçen yarım asır
17-08-2026 10:00
Ateşin başında geçen yarım asır

Dede ve baba mesleği olan kalaycılığı 50 yıldır aralıksız sürdüren dördüncü kuşak kalaycı ustası Ramazan Kalaycı, meslekte çırak yetişmemesinden dert yanarak, bu zanaatın son temsilcilerinden olduğuna dikkat çekti.
Küçük yaşlarda dedesinin ve babasının yanında köyleri dolaşarak mesleğe adım atan 66 yaşındaki Ramazan Kalaycı, ilerleyen yaşına rağmen ateşin başında ter dökmeye devam ediyor. Unutulmaya yüz tutan mesleklerin başında gelen kalaycılığın zorluklarını ve inceliklerini anlatan Kalaycı, yeni neslin el emeği gerektiren bu işlere ilgi göstermediğini ifade etti.

"Biz bu mesleğin son kuşağıyız"
Ailesinden devraldığı mirası yaşatmaya çalıştığını belirten Ramazan Kalaycı, "Dedemin ustasından başlayıp bugüne kadar gelerek, ben dördüncü kuşak olarak bu işi devam ettiriyorum. Küçüklüğümde kap sürterek, köyleri dolaşarak yapmaya başladım. Yaşım 66, yaklaşık 50 yıldır ateşin başındayım. Ancak yeni usta yetişmiyor, çıraklığa hiç talep yok. Şimdikiler bu işlere pek yönelmiyor, içlerinde heves veya merak yok. Biz de mesleği bıraktığımızda gerisi yok. Bu nedenle biz bu mesleğin son kuşağıyız" dedi.

"Bakırın kalayı oldukça uzun süre dayanır"
Bakır kapların geçmişlere dayanan bir gelenek olduğunu altını çizerek, kalaylama zamanının nasıl anlaşılacağı hakkında bilgiler veren Kalaycı, "Bakır; çayda, yemeklerde ve her türlü kullanımda çok sağlıklı bir malzemedir. Peygamberlerimizin zamanından günümüze kadar süregelen bir gelenektir. Bakırın tabanından kırmızılık, yani bakır rengi çıkmaya başladığında veya ’göverme’ dediğimiz renk değişimleri olduğunda kalay zamanı gelmiş demektir. Eskiden köylüler her sene, kalaylatırdı ancak şimdi durum öyle değil. Eğer temiz ve özenli kullanılırsa, bakırın kalayı oldukça uzun süre dayanır" şeklinde konuştu.

"Gurbetçi vatandaşlarımız bakırları daha çok seviyor"
Eski bakır eşyaların daha çok gurbetçiler tarafından tercih edildiğini dile getiren Ramazan Kalaycı, sözlerini şöyle tamamladı:
"Gurbetçi vatandaşlarımız bakırları daha çok seviyor. Anne baba yadigârı veya hatırası olan eşyaları getirip yaptırıyor ve değerlendiriyorlar. Bu eski hatıra bakırları şark köşesi amacıyla veya günlük kullanım amacıyla yaşatıyorlar. Bakır bu açıdan çok değerli bir malzemedir."

Okunma Sayısı: 14


Captcha