SON DAKİKA: Aydın’da suçlulara göz açtırılmadı: 1 ayda bin 352 aranan şahıs yakalandı Vali Kök’ten kadına şiddete sıfır tolerans mesajı: "Kadınlarımıza kalkan her ele karşıyız" Marmaris Belediyesi’ne iki yeni müdürlük İncirliova Belediyesi’ne Sayıştay’dan temiz rapor Karadeniz’de dron saldırısında vurulan dev gemi İstanbul Boğazı’ndan geçirildi Esenyurt Belediyesi’nden selden etkilenen vatandaşlara eşya yardımı Sultanhisar’da öğrencilerin mesleki çalışmalarına yakın takip Osmangazi’de Balkan kardeşliği aynı çatı altında buluştu Başiskele’de gençler kütüphaneden pazar günleri de yararlanabilecek Üç bas sesinden unutulmaz senfonik konser
Dolar: 50,0009 TL %0,06
Euro: 55,9293 TL %-0,09
Gram Altın: 6.310,74 TL %-0,46
Yozgat’taki iki asırlık konak Anadolu misafirperverliğinin izlerini taşıyor
03-11-2026 09:50
Yozgat’taki iki asırlık konak Anadolu misafirperverliğinin izlerini taşıyor

Yozgat’ın Sorgun ilçesi Çiğdemli beldesi Duralidayılı Mahallesi’nde bulunan ve ’Hocanın Mehmet’in Odası’ olarak bilinen yaklaşık iki asırlık tarihi konak, barındırdığı ahşap işçiliği ve geçmişten günümüze taşıdığı köklü geleneklerle dikkat çekiyor.
Vakıflar Genel Müdürlüğü bünyesinde yer alan konağın tavanındaki özel ahşap işlemeleri, ayetler ve özlü sözler yapının tarihi dokusunu gözler önüne sererken; geçmişte çevre köylerden gelen pazarcıların ve misafirlerin konakladığı oda, eski Anadolu misafirperverliğinin en canlı örneklerinden birini temsil ediyor.

"Eskiden misafirler gelirdi, cirit ve güreş olurdu"
Duralidayılı Mahallesi’nde yaşayan oda sahiplerinden 79 yaşındaki Emine Alıç, köy odasının kullanım alanlarına değindi. Alıç, "Çekerek’in köylerinden çarşamba günü gelirlerdi, perşembe pazarına giderlerdi, cuma günü yine buraya gelirlerdi. Burada yatıp, yiyip içip giderlerdi. Eskiden atlık dedikleri ayrıca yerleri olurdu, oraya atı eşeği çekerlerdi. Misafir olanlara yatak yorganı, yiyeceklerini ev sahipleri getirirdi. Ev sahipleri hayvanların yemini suyunu verirlerdi. Gece gündüz misafir eksik olmazdı. Ama şimdi misafirler kesildi, arabalar çoğaldı. Cirit olacağı zaman haber verilirdi. Yarış ederlerdi, güreş ederlerdi" dedi.

"Dedem burayı 1960 yılında duvar ustası ve ahşap ustasına yaptırmış"
Emine Alıç’ın torunu Yasin Alıç, "Burası ’Hocanın Mehmet’in Odası’ diye bilinir, kendisi dedemdir. Ailemize Hocagil derler. Buranın 150-200 yıllık tarihi var. Tam tarihini bilmiyoruz. Daha öncesinde burası iki katlıymış. Buranın altında atlık, üstünde de bu şekilde odaymış ama tavanı bu şekilde yapılmamış. Dedem 1960 yılında bitirilecek şekilde burayı yaptırmış. Çiğdemli’den duvar ustası ve ahşap ustasına yaptırılmış" ifadelerini kullandı.

"Buğdaylar ekildikten sonra köy odaları açılırdı"
Buğdaylar ekildikten sonra köy odalarının açıldığını belirten Yasin Alıç, "Misafir ağırlanıyor sürekli sohbetler yapılıyor, insanlar toplanıyor. Köyümüzde her sülalenin bir odası vardı eskiden. İnsanlar dağ köylerinden pazara giderken bir gün öncesinde geliyorlar, burada konaklıyorlar. Hane sahipleri önce hayvanlarını içeriye bağlar, yemler. Konaklayanlara yemeklerini yedirir daha sonra da yataklarını buraya getirir her odaya sererler ve misafir ederler. Sabah kahvaltılarını yaptıktan sonra sabah erkenden Sorgun’a giderler" ifadelerine yer verdi.

"Tavanda Kur’an ayetleri, özlü sözler ve lüks lambası yeri var"
Konağın güncel durumuna değinen Alıç, "Konak Vakıflar’a geçti. Buraya müdahale şansımız kalmadı. Duvarda çatlaklar var. Burası normal sıvadan değil çamur sıvadan yapılmış. Vakıflar’a geçme sebeplerinden bir tanesi tavandaki ahşap işçiliği. Ahşap işçiliğini o dönemin en iyi marangozlarından Hacı Ömer Usta yapmış ve öğütler yazılmış. Kur’an-ı Kerim’den ayetler var, özlü sözler var. Tavanın ortasında da ahşaptan eskiden lüks lambaların takıldığı göbek yapılmış" şeklinde konuştu.

Okunma Sayısı: 13


Captcha