SON DAKİKA: Sınava gireceği okulu karıştıran öğrenciyi motosikletli polisler yetiştirdi Beyşehir’de KKKA şüphesiyle bir kişi hayatını kaybetti ’Dijital Anafor: Ekran Bağımsızlığı Zirvesi’ sonuç bildirisi ilanıyla sona erdi Özbekistan’ın deprem bölgesindeki destekleri Özbekistan Mahallesi ismiyle yaşatılacak Vali Çiçek’ten Vali Yardımcısı Şenol Esmer’in ölümüyle ilgili açıklama Kayseri Vali Yardımcısı Şenol Esmer, hayatını kaybetti Kartal Belediyesi’nden LGS öğrencilerine sınav günü desteği Vali Varol, ’Süper Vali’ Recep Yazıcıoğlu’nu unutmadı Engelli bireyler Bursa’yı gezdi Büyükşehir’den LGS sınavında ulaşım desteği
Dolar: 46,2874 TL %0,15
Euro: 53,6017 TL %-0,16
Gram Altın: 6.277,08 TL %0,31
’Dijital Anafor: Ekran Bağımsızlığı Zirvesi’ sonuç bildirisi ilanıyla sona erdi
13-06-2026 22:35
’Dijital Anafor: Ekran Bağımsızlığı Zirvesi’ sonuç bildirisi ilanıyla sona erdi

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı himayelerinde, RTÜK ve İstanbul Aile Vakfı işbirliğiyle düzenlenen ’Dijital Anafor: Ekran Bağımsızlığı Zirvesi’, sonuç bildirisi ilanının okunmasıyla tamamlandı.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı himayesinde, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) ve İstanbul Aile Vakfı paydaşlığında gerçekleşen "Dijital Anafor- Ekran Bağımsızlığı Zirvesi" sona erdi. Programda, ‘Gazze ve Medya’, ‘Dijital Çağda Haya Ahlakı’, ‘Dijital Ayak İzinden Dijital Ruh İkizine: Verilerimizin Yeni Sahibi Yapay Zeka’, ‘Pornografi Kültürü’, ‘Hiperseksüelleşme ve Medya Etkisi’, ‘Dijital Dünyanın Sınırlarında: Bağımlılıktan Dijital Vatandaşlığa’ ile ‘Yapay Zeka Çağında Kültür ve İnsansız Dünya’ konuları ele alındı. Şişli’de bir otelde iki gün boyunca süren zirve, sunucu Selahaddin Kocaaslan’ın sonuç bildirisi ilanını okunmasıyla noktalandı.

"Dijitalleşme yalnızca teknik bir dönüşümden ibaret olmayıp sosyokültürel, psikolojik, ekonomik ve ahlaki boyutları bulunan çok katmanlı bir süreçtir"
Bildiride, zirvenin amacının fert ve ailenin ekran karşısında iradesini, zamanını ve dikkatini yeniden kazanmasına yönelik farkındalık oluşturmak, buna ilişkin politika ve uygulamaların güçlendirilmesine katkıda bulunmak olduğu kaydedildi. Kamu kurumlarının, akademi, medya, hukuk ve teknoloji dünyasının, sivil toplum kuruluşlarının ve gençlerin katılımıyla gerçekleştirilen zirve kapsamında, kültür, bağımlılık, söylem ve temsil, hukuk ve sanal bahisle mücadele ile çocuk ve kültürel aktarım eksenlerinde oturumların yanı sıra "Gazze ve Medya" ve "Dijital Çağda Haya Ahlakı" özel oturumlarının icra edildiği aktarıldı. Bildiride, "Dijital teknolojiler bilgiye erişim, iletişim, eğitim, üretim ve toplumsal katılım gibi imkanları geliştiren önemli araçlardır. Dijitalleşme yalnızca teknik bir dönüşümden ibaret olmayıp sosyokültürel, psikolojik, ekonomik ve ahlaki boyutları bulunan çok katmanlı bir süreçtir. Ekranlar, süre, içeriklerin niteliği, algoritmik yönlendirme ve platform mimarisi boyutlarıyla fertleri, aileyi ve toplumu şekillendirmede etkili olan mecralardır. Sağladığı yeni fırsatların yanında dijitalleşme, veri güvenliği, mahremiyet, yalnızlık ekonomisi, dikkat ekonomisi, haz mekanizmaları gibi yeni risk alanları oluşturmaktadır" denildi.

"Aile ve nüfusun korunması ve güçlendirilmesi temel politika önceliklerinden biri olarak benimsenmelidir"
Çocuklar ve gençlerin dijital dönüşümün merkezinde yer aldığı, sağlıklı gelişimlerini ve aile bağlarını olumsuz etkileyen cinsiyetsizleştirme başta olmak üzere zararlı akım ve içeriklerle bağımlılık oluşturan davranış kalıplarının dijital platformlar aracılığıyla giderek yaygınlaştığı vurgulanan bildiride, "Aile, güven, aidiyet, dayanışma, nesiller arası aktarım ve koruyucu işlevleriyle dijital çağda da bireylerin en güçlü destek mekanizması ve toplumsal dayanıklılığın temel unsuru olmaya devam etmektedir. Anne ve babalar çocuklarının dijital ortamdaki gelişimini gözetme, yönlendirme ve onları zararlı etkilerden koruma konusunda öncelikli hak ve sorumluluğa sahiptir, ancak bu durum, platformların yahut içerik üreticilerinin yerine getirmesi gereken yükümlülüklerin ikamesi olarak görülemez. Dijital dünya dezenformasyon ve manipülasyon için elverişli alan sağlayarak hakikatin görünürlüğünü ve adil temsili güçleştirmekte olup Gazze’de yaşananların aktarımında müşahede edilenler, bu sorunun en somut tezahürlerinden biri olmuştur" denildi.
Çocukların ve gençlerin psikolojik, sosyal ve ahlaki gelişimlerini destekleyen, insan merkezli ve güvenli bir dijital ekosistemin etik sorumlulukla inşa edilmesi gerektiği belirtilen bildiride şunlar kaydedildi:
"Dijital dönüşüm süreçlerinde aile ve nüfusun korunması ve güçlendirilmesi temel politika önceliklerinden biri olarak benimsenmelidir. Mevzuatla getirilen yükümlülüklerin etkin uygulanması sağlanarak çocukların dijital ortamdaki güvenliğini artıracak yaş doğrulama ve ebeveyn kontrolü uygulamaları yaygınlaştırılmalı, bağımlılık, cinsiyetsizleştirme, dijital şiddet ve sanal bahis başta olmak üzere zararlı akım ve içeriklere karşı koruyucu ve önleyici tedbirler alınmalı. Veri mahremiyeti, algoritmik şeffaflık ve dijital güvenlik alanlarındaki hukuki ve idari mekanizmalar güçlendirilmelidir. Dijital platformlarda aileyi, nesiller arası etkileşimi, kültürel aktarımı ve toplumsal dayanışmayı destekleyen içerik ve uygulamalar teşvik edilmeli, çocukların ve gençlerin gelişim özelliklerini gözeten içerik standartları ile aile ve çocuk dostu tasarım uygulamaları geliştirilmelidir."

Aile ve çocuk dostu yayıncılık anlayışı vurgusu
Anne ve babaların çocuklarının dijital hayatına ilişkin bilgilenme, yönlendirme ve koruma haklarını güvence altına alan, anne babalara bu sorumluluğu yerine getirebilecekleri araç, eğitim ve destek mekanizmalarını sunan politika çerçevelerinin güçlendirilmesi gerektiğine de değinilen bildiride, "Medya şirketleri ve içerik üreticilerinin; aile ve çocuk dostu bir yayıncılık anlayışı benimsemelerine rehberlik etmek üzere ’Medya Söylem Rehberi’ hazırlanmalıdır. Yüksek toplumsal etki potansiyeline sahip dijital ürünler, platformlar, yapay zeka uygulamaları ve medya içerikleri için bir Toplumsal Etki Değerlendirme Sistemi (TEDS) geliştirilmelidir" ifadelerine yer verildi.
Dijital dünyada zararlı etkilerden korunmanın sağlanması, dezenformasyon ve manipülasyona karşı hakikatin görünür kılınması ve adil temsilin savunulması için bireysel, toplumsal ve kurumsal düzeyde farkındalığın artırılması gerektiği bildiride belirtildi.

Okunma Sayısı: 32


Captcha