Sabri Ülker Gıda Araştırmaları Enstitüsü Vakfı ev sahipliğinde The Nutrition Society (Beslenme Derneği) iş birliğiyle düzenlenen İstanbul Science Summit 2026, farklı ülkelerden bilim insanlarını İstanbul’da bir araya getirdi.
Zirvede çocukların sağlıklı gelişimi, anne ve çocuk sağlığı, beslenme eğitimi ve obezite ile mücadele gibi konular uluslararası bilimsel araştırmalar ve farklı ülke deneyimleri ışığında ele alındı. Gıda, beslenme ve sağlık alanlarında bilimsel bilgi birikimini uluslararası iş birlikleriyle geliştirmeyi amaçlayan Sabri Ülker Gıda Araştırmaları Enstitüsü Vakfı, İstanbul Science Summit 2026 ile farklı ülkelerden akademisyenleri, halk sağlığı uzmanlarını, beslenme araştırmacılarını ve uluslararası kuruluşların temsilcilerini buluşturdu. Türkiye, İngiltere, ABD, Japonya, Norveç ve Pakistan başta olmak üzere farklı ülkelerden katılımcıların yer aldığı zirvede, çocukların sağlıklı gelişimini etkileyen konular bilimsel perspektifle değerlendiriliyor. İstanbul Science Summit 2026’ya Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Binali Yıldırım, Sağlık Bakan Yardımcısı Şuayip Birinci, Ticaret Bakan Yardımcısı Mahmut Gürcan ve Yıldız Holding Yönetim Kurulu Üyesi Murat Ülker de katıldı.
"25 ilde yaklaşık 7 milyon öğrenci, öğretmen ve ebeveyne ulaştık"
Yıldız Holding Yönetim Kurulu Üyesi Murat Ülker, 7 milyon öğrenci, öğretmen ve ebeveyne ulaştıklarını belirterek, "Mutlu et mutlu ol anlayışımızın temelinde bu var. Vakfımızı kurarken bilim anlayışını bilim ve eğitimle geleceğe taşımak, çocukların sağlıklı gelişimine ve toplumun iyiliğine katkı sağlamak istedik. Bu anlayışla Milli Eğitim Bakanlığı iş birliğinde 2011’den beri Yemekte Denge eğitim projesini yürütüyoruz. Bu anlayışla birlikte 25 ilde yaklaşık 7 milyon öğrenci, öğretmen ve ebeveyne ulaştık. Çocukların dengeli beslenmesini, küçük yaşta öğrenmesini, öğrendiklerini evlerinde ailelerine taşımalarını önemsiyoruz. Beslenme hepimizin hayatına dokunan bir konu. Çocukların büyümesi, öğrenmesi, ailelerin hayatı ve toplumun geleceğini etkiliyor. Bilimsel bilgiyi anlamak, paylaşmak ve günlük hayatta kullanabilmek bu yüzden çok kıymetli. Önümüzdeki iki gün boyunca farklı ülkelerden bilim insanları bilgi ve deneyimlerini paylaşacak. Türkiye’deki çalışmalarımızı anlatacak, dünyadaki örnekleri dinleyeceğiz. Burada paylaşılanların hem çocuklarımızın geleceği hem de toplumun sağlığı için yol gösterici olmasını diliyorum" dedi.
"Kâğıt üzerinde kalan bilgi, bir çocuğun hayatını değiştirmez"
Sabri Ülker Gıda Araştırmaları Enstitüsü Vakfı Başkanı Yahya Ülker ise, farklı ülkelerden katılımcıların bir araya gelmesini sağlayan çok değerli bir ortak nokta olduğuna dikkat çekerek, "Farklı ülkelerden, farklı üniversitelerden ve farklı disiplinlerden geliyorsunuz. Ancak hepinizi bir araya getiren çok değerli bir ortak nokta var: Sorunları anlamak ve insanların yaşamını iyileştirmek için bilimin yol göstericiliğine inanıyorsunuz. Burada olduğunuz ve bilgi birikiminizi bizlerle paylaştığınız için hepinize teşekkür ederim. Bu programı birlikte hazırladığımız ortağımız The Nutrition Society’ye de ayrıca teşekkür etmek isterim. Çocuklarımızın geleceğini korumak için ihtiyaç duyduğumuz bilimsel kanıtları araştırmalarınızla ortaya koyuyorsunuz. Bugün burada bir araya gelmemizin temelinde de bu var. Çocukların geleceğinden söz ederken, beslenmeyle başlamak çok anlamlı. Bir çocuğun ne yediği, beslenme konusunda neler öğrendiği ve nasıl bir çevrede büyüdüğü, yaşamının tamamını etkileyebilir. Bilim bu yüzden önemli. Ancak bizim için bilimin değeri, yalnızca bildiklerimizle sınırlı değil. Asıl mesele, bu bilgiyi nasıl hayata geçirdiğimiz. Kâğıt üzerinde kalan bilgi, bir çocuğun hayatını değiştirmez. Oysa sınıfta, evin mutfağında ya da okulda sunulan bir öğünde karşılık bulan bilgi, bir çocuğun yaşamında fark oluşturabilir" şeklinde konuştu.
"Dünyada ciddi bir dengesizlik var"
Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Binali Yıldırım, "Zengin ülkeler, orta gelirli ve düşük gelirli ülkeleri kıyasladığımızda çocukların aynı şansa sahip olmadığını görüyoruz. Halbuki mesele bu şekilde ele alınmamalı. Çocuklar büyüdüğü ülke veya ailesinin maddi durumuna göre değerlendirilmemeli. Her çocuğun ihtiyacı ayrıdır. İster fakir, ister gelişmiş ülkede olsun fark etmez. Dolayısıyla bu küresel bir sorumluluk meselesidir. 1946’da UNICEF kurulmuş ama Birleşik Milletler teşkilatında olduğu gibi yıllar geçince işe yaramaz hale gelmiştir. Toplanıp hiçbir soruna çözüm üretemeyen kuruluşlar haline gelmiş ve itibarları oldukça aşağıya gitmiştir. Bugünkü konumuz bebeklerin, çocukların eğitimi. İstatistikler gösteriyor ki ilk 6 ayda çocukların yarısı anne sütü ile beslenebiliyor. Biliyoruz ki anne sütü en iyi gıdadır ve mümkünse 2 yaşına kadar anne sütü ile beslenme olmalıdır" dedi.
İstanbul Science Summit 2026, 20 Ekim’de gerçekleştirilecek etkinliklerin ardından sona erecek.